
Son güncelleme: 1 Kasım 2026.
Bir sayfa çok iyi yazılmış olabilir. Ama görseller geç açılıyor, bulanık, alakasız veya mobilde ekranın yarısını kaplıyorsa kullanıcı açısından o sayfa iyi değildir.
Özellikle e-ticaret, turizm, moda, otomotiv, yemek veya film gibi alanlarda kullanıcı çoğu zaman önce görsele bakıyor, sonra metni okumaya karar veriyor.
SEO tarafında da görseller sadece sayfayı güzelleştiren öğeler değil.
Sayfa hızını etkiliyor, Google’ın içeriği anlamasına yardımcı oluyor, Google Görseller’den trafik getirebiliyor ve erişilebilirliği doğrudan etkiliyor.
Bu yüzden bence görsel SEO’yu sadece “Alt Text yazalım” seviyesinde düşünmek büyük eksik.
Asıl mesele doğru görseli, doğru formatta, doğru boyutta ve kullanıcı deneyimini bozmadan sunabilmek.
Biraz da bunu konuşalım.
Görsel SEO deyince ilk akla Alt Text geliyor
Alternatif Metin (Alt Text), görsel görüntülenemediğinde veya ekran okuyucu kullanan kişiler için görseli açıklayan metindir. Google da bunu görselin ne anlattığını anlamak için kullanabiliyor.
Örneğin kahve makinesi fotoğrafımız var. Şöyle bir Alt Text çok bir şey anlatmıyor:
kahve makinesiŞu biraz daha anlamlı:
Siyah otomatik espresso kahve makinesiAma şuna da gerek yok:
kahve makinesi en iyi kahve makinesi ucuz kahve makinesi kahve makinesi fiyatlarıBu noktada artık görseli açıklamıyoruz, anahtar kelime dolduruyoruz.
Ben Alt Text’i yazarken basit bir şekilde şunu düşünüyorum:
Bu görseli göremeyen birine tek cümlede nasıl anlatırdım?
Çoğu zaman yeterli oluyor.
Erişilebilirlik tarafını da unutmamak gerekiyor
Alt Text’in görevi sadece Google’a görseli anlatmak değil. Görme engelli kullanıcıların kullandığı ekran okuyucular da görselin ne olduğunu alternatif metin üzerinden anlayabiliyor.
Bu yüzden Alt Text’i sadece SEO için doldurulan bir alan gibi görmek bence yanlış. İyi hazırlanmış bir web sitesi mümkün olduğunca herkes tarafından kullanılabilmeli.
Google da uzun zamandır kullanıcı deneyimi ve erişilebilirlik konularını web kalitesinin önemli parçaları arasında değerlendiriyor. Yani görseli doğru tanımladığımızda yalnızca arama motoruna yardımcı olmuyoruz; görseli göremeyen bir kullanıcının da sayfayı anlayabilmesini sağlıyoruz.
Bence burada SEO ile iyi web geliştirme zaten aynı noktada buluşuyor.
Dosya adının önemi var mı?
Var. Ama bence SEO dünyasında zaman zaman gereğinden fazla önem veriliyor.
IMG_83829.jpg yerine siyah-espresso-kahve-makinesi.jpg kullanmak daha anlamlı.
Ama kötü bir görseli sadece dosya adını değiştirerek SEO açısından güçlü hale getiremeyiz.
Dosya adı küçük bir parça. Asıl mesele görselin kaliteli olması, doğru sayfada kullanılması ve çevresindeki içerikle alakalı olması.
JPG, PNG, WebP, AVIF, SVG… Hangisini kullanacağız?
Eski eğitimlerimde bu formatları tek tek anlatıyordum. O dönem bile amacım “En yeni formatı kullanın.” demek değildi. Doğru görsel için doğru formatı seçmekti.
Şu an kabaca şöyle düşünüyorum:
- JPG / JPEG: Fotoğraflarda hâlâ oldukça kullanışlı.
- PNG: Şeffaflık veya kayıpsız kalite gereken görsellerde işe yarıyor ama dosya boyutu büyüyebiliyor.
- WebP: Fotoğraf ve grafiklerde iyi kaliteyi daha küçük dosya boyutlarıyla verebiliyor.
- AVIF: Benzer kalitede oldukça küçük dosyalar üretebiliyor.
- SVG: Logo, ikon ve vektörel grafikler için çok avantajlı. Çözünürlükten bağımsız ölçeklenebiliyor.
Burada benim için önemli olan “En yeni format hangisi?” değil, “Bu görseli en iyi kalite / dosya boyutu dengesiyle hangi formatta sunabilirim?” sorusu.
Görseli küçültmek ile görseli bozmak aynı şey değil
Bence en önemli konu burası.
Bir e-ticaret sitesi düşünelim. 10 MB’lık ürün fotoğrafını 500 KB’a düşürdünüz. Harika.
Ama 500 KB’ı 50 KB’a indireceğiz diye ürünün detaylarını yok ettiyseniz başka bir problem çıkıyor. Kullanıcı kumaşın dokusunu göremiyor, makinenin detaylarını seçemiyor veya ürünün kaliteli olup olmadığını anlayamıyor.
Sayfa hızlı açılıyor ama kullanıcı ürüne güvenmiyor. SEO’da bence bazen bunu unutuyoruz.
Hız için yaptığımız optimizasyon satışa zarar veriyorsa, optimizasyonun kendisi anlamsızlaşmaya başlıyor.
2.000 piksel resmi telefona göndermeye gerek var mı?
Çoğu zaman hayır.
Masaüstünde geniş bir ekranda kullanılan görselle, 390 piksel genişliğinde telefonda gösterilen görsel aynı boyutta olmak zorunda değil.
Duyarlı görseller (responsive images) burada devreye giriyor. srcset, sizes ve gerektiğinde <picture> yapısı sayesinde tarayıcı cihaz için uygun görseli seçebiliyor. Böylece küçük ekrana gereksiz yere devasa bir dosya indirmiyoruz.
<img src="kahve-makinesi-800.jpg"
srcset="kahve-makinesi-400.jpg 400w, kahve-makinesi-800.jpg 800w, kahve-makinesi-1600.jpg 1600w"
sizes="(max-width: 600px) 100vw, 800px"
alt="Siyah otomatik espresso kahve makinesi">Eski eğitimlerimde de WebP + JPG kullanımını <picture> etiketiyle örneklendiriyordum:
<picture>
<source srcset="kahve-makinesi.webp" type="image/webp">
<img src="kahve-makinesi.jpg" alt="Siyah otomatik espresso kahve makinesi">
</picture>Mantık hâlâ aynı:
Kullanıcının ihtiyacından büyük dosya göndermeyin.
Width ve Height neden önemli?
Bu daha teknik ama bilmekte fayda var.
Görselin genişlik ve yüksekliği HTML’de tanımlı olduğunda tarayıcı, görsel yüklenmeden önce sayfada ne kadar yer ayıracağını biliyor.
<img src="kahve-makinesi.jpg" width="800" height="600" alt="Siyah otomatik espresso kahve makinesi">Aksi halde görsel sonradan yüklenince metin ve butonlar aşağı-yukarı kayabiliyor. Bu da kullanıcı deneyimini bozuyor. Bu kaymayı CLS (Cumulative Layout Shift) metriğiyle ölçüyoruz; 24. bölümde ayrıntısıyla anlatıyorum.
SEO uzmanının bunu kodlaması gerekmiyor. Ama sorun gördüğünde yazılımcıya söyleyebilmesi gerekiyor.
Lazy Loading her görselde kullanılmalı mı?
Hayır.
Geç yükleme (Lazy Loading) mantığı güzel. Kullanıcı sayfanın aşağısındaki görsele henüz ulaşmadıysa görseli hemen yüklemeyelim. Özellikle çok görselli uzun sayfalarda ciddi avantaj sağlayabilir.
Ama sayfanın en üstünde, ilk ekranda görünen büyük görseli de lazy load yaparsak bu sefer tam tersine önemli görseli geç yükleyebiliriz. Bu da 24. bölümde anlattığım LCP (Largest Contentful Paint) değerini kötüleştiriyor.
Yani burada da cevap “Her görsele Lazy Loading ekleyelim.” değil.
Doğru görsele, doğru yerde kullanalım.
Google Görseller’den trafik geliyor mu?
Evet. Ve bazı sektörlerde düşündüğümüzden daha değerli olabilir.
Örneğin kullanıcı “küçük salon dekorasyonu”, “gelinlik modeli”, “kırmızı spor araba”, “kahve makinesi” diye aradığında doğrudan Google Görseller’e geçebiliyor.
Görselden siteye gelen kullanıcı özellikle ürün, tasarım veya ilham arayan sektörlerde oldukça değerli olabilir.
Bunun için sadece Alt Text yazmak da yetmiyor. Görselin bulunduğu sayfanın kaliteli ve alakalı olması gerekiyor. Google görseli tek başına değerlendirmiyor, çevresindeki içeriğe de bakıyor.
Görseli CSS arka planı olarak koyarsak?
Burada küçük ama önemli bir teknik detay var.
Sayfanın dekoratif bir arka planı ile içeriğin önemli bir parçası olan ürün fotoğrafı aynı şey değil.
Özellikle SEO açısından önemli olan görselleri standart <img> yapısıyla sunmak daha doğru. Bir ürün fotoğrafının sadece CSS background-image olarak kullanılması, Google Görseller tarafında istediğimiz sonucu vermeyebilir.
Ben görselleri kontrol ederken neye bakıyorum?
Bir sitede görselleri kontrol ederken sadece Alt Text var mı diye bakmıyorum. Genel olarak şunları kontrol ediyorum:
- Görseller gerçekten gerekli mi?
- Dosyalar gereğinden büyük mü?
- Doğru format kullanılıyor mu?
- Mobilde kullanıcı gereksiz büyük görsel mi indiriyor?
- Alt Text görseli gerçekten anlatıyor mu?
- Görseller sayfanın konusu ile alakalı mı?
- İlk ekrandaki önemli görsel gecikiyor mu?
- Ürün görselinin kalitesi optimizasyon uğruna bozulmuş mu?
- Google’ın görseli keşfedebileceği doğru yapı kullanılıyor mu?
- Görme engelli kullanıcılar açısından görseller anlaşılabilir mi?
Bunları düzelttiğinizde sadece Google için çalışmış olmuyorsunuz.
Sayfa daha hızlı oluyor, kullanıcı ürünü veya içeriği daha iyi görüyor, mobil deneyim iyileşiyor ve bazı durumlarda Google Görseller’den yeni bir trafik kaynağı kazanıyorsunuz.
Bence görsel SEO’nun asıl mantığı da bu:
Mümkün olan en küçük görseli kullanmak değil; kullanıcıya gereken kaliteyi mümkün olan en verimli ve erişilebilir şekilde sunmak.
Önceki: 16. Bölüm, SEO İçin Bilinmesi Gereken Temel HTML · İçindekiler · Sonraki: 18. Bölüm, Google Site İçerisinde Nasıl Geziyor?
Bu bölümün ilk hali X’te yayınlandı (17 Eylül 2026).