12. Bölüm: Google’dan Anahtar Kelime Fikirleri Nasıl Bulunur?

Laptop ekranında dallanan öneri kutuları, masada iplerle bağlı yapışkan notlar ve yanan bir ampul

Son güncelleme: 1 Kasım 2026.

Anahtar kelime araştırmasına yeni başlayanların yaptığı ilk şey genellikle bir SEO aracını açmak oluyor. Semrush. Keyword Planner. Ubersuggest.

Ama bence çoğu zaman başlamamız gereken ilk yer bunlar değil.

Google’ın kendisi.

Çünkü Google bize her gün milyonlarca kullanıcının gerçekten yaptığı aramaları gösteriyor. Üstelik tamamen ücretsiz.

1. Google Önerileri (Autocomplete)

Google’a “kahve makinesi” yazmaya başladığınız anda öneriler çıkıyor. Örneğin:

  • kahve makinesi tavsiye
  • kahve makinesi fiyatları
  • kahve makinesi temizleme
  • kahve makinesi en iyi marka

Peki Google bunları neye göre gösteriyor? En basit haliyle, insanların en sık yaptığı ve Google’ın faydalı olacağını düşündüğü aramalar.

Yani bunlar rastgele oluşmuyor. Gerçek kullanıcı davranışlarından oluşuyor. Google da önerilerin Google’da gerçekten yapılmış aramalardan geldiğini söylüyor. Sorgunun dili, nereden arandığı, o sorguya olan güncel ilgi ve kişinin geçmiş aramaları da önerileri etkiliyor (Google Arama Yardım). Ama öneriler en çok aranan sorguların sıralı bir listesi değil. Bu yüzden önerileri arama hacmi verisi gibi okumuyorum.

Bir de Google bazı tahminleri politikaları gereği hiç göstermiyor. Aynı yardım sayfasında şiddet içeren, cinsel içerikli, nefret söylemi barındıran ya da tehlikeli olabilecek tahminlerin engellendiği anlatılıyor. Yani bir aramanın öneri listesinde olmaması, kimsenin onu aramadığı anlamına gelmiyor.

Ben yeni bir konu araştırırken ilk baktığım yerlerden biri burası. Çünkü bazen aklıma gelmeyen onlarca fikir burada çıkıyor.

2. İnsanlar Bunları da Soruyor (People Also Ask)

Birçok aramada sonuçların arasında İnsanlar Bunları da Soruyor kutusunu görürsünüz. Bence burası Google’ın en değerli alanlarından biri. Çünkü kullanıcıların aynı konu hakkında sorduğu diğer soruları gösteriyor.

Örneğin “kahve makinesi” aramasında şu gibi sorular çıkabilir:

  • En iyi kahve makinesi hangisi?
  • Kahve makinesi alırken nelere dikkat edilmeli?
  • Filtre kahve makinesi mi espresso makinesi mi?

Bu sorular aslında bize yeni içerik fikirleri veriyor. Hatta bazen tek başına yeni bir makale konusu bile olabiliyor. Bu kutuyu ve arama sonuç sayfasındaki diğer alanları 5. bölümde anlattım.

Sayfanın en altına indiğinizde Benzer Aramalar bölümünü görürsünüz. Bu alan da bence çok değerli. Çünkü Google, “Bu konuyu araştıran kişiler başka neleri araştırıyor?” sorusunun cevabını veriyor.

Buradan bazen hiç düşünmediğimiz yeni kelimeler çıkabiliyor.

4. Long-tail fırsatlarını burada buluyoruz

8. bölümde Trendyol örneğini vermiştik: Trendyol → Trendyol entegrasyon → WooCommerce Trendyol entegrasyonu.

İşte bu daha uzun ve daha spesifik sorguların büyük kısmını zaten Google önerilerinde görebiliyoruz.

Long-tail aslında çoğu zaman bizim oturup üretmeye çalıştığımız kelimeler değil. Kullanıcıların zaten yaptığı aramalar. Biz sadece onları fark ediyoruz.

Long-tail’in ismi biraz yanıltıcı. Buradaki “uzun” kelimenin harf sayısıyla ilgili değil. Kullanıcının aramasının ne kadar spesifik olduğuyla ilgili. Bazen iki kelime bile long-tail olabilir. espresso makinesi iki kelime ama makine kelimesine göre çok daha spesifik. Bu yüzden long-tail’i kelime sayısıyla değil, kullanıcının ne kadar net olduğunu ölçerek değerlendirmek daha doğru.

Bir kullanıcı kahve diye arama yaptığında ne istediğini bilmiyoruz. Ama ev tipi espresso makinesi dediğinde bize çok daha fazla bilgi vermiş oluyor. Kullanıcı ne kadar detay veriyorsa, biz de ona o kadar doğru cevap hazırlayabiliyoruz. Google önerileri de bu detayları bize hazır olarak gösteriyor.

Ben long-tail’e nasıl bakıyorum?

Yeni bir projeye başladığımda çoğu zaman en genel kelimeden başlamam. Önce rekabet edebileceğimiz, kullanıcının ne istediği belli olan ve ürün veya hizmetimizle doğrudan alakalı kelimeleri bulmaya çalışırım. Çünkü SEO’da ilk başarıları görmek hem motivasyonu artırıyor hem de zamanla daha büyük kelimelerde rekabet etmemizi kolaylaştırıyor.

Ama her içerik long-tail olmak zorunda değil. Burada da denge önemli. Sadece çok spesifik kelimeler hedeflerseniz belli bir noktadan sonra büyümekte zorlanabilirsiniz. Sadece genel kelimeleri hedeflerseniz de rekabet çok yüksek olabilir. Ben genellikle önce daha spesifik konularda görünür olmaya, sonra yavaş yavaş daha genel kelimelere doğru ilerlemeye çalışıyorum. Birçok başarılı sitenin büyüme hikâyesi de buna benziyor.

Long-tail aramalardan daha az kişi geliyor. Ama gelen kişi çoğu zaman ne istediğini biliyor. 10. bölümde anlattığım, günlük organik trafiği 30-40 ziyaretçi olan ve yaklaşık 20.000 €’luk makineler satan B2B müşterimiz de bunun iyi bir örneği.

SEO’da önemli olan en çok aranan kelimeyi bulmak değil, en doğru kullanıcıyı getiren kelimeyi bulmak.

Önerileri biraz daha zorlamak

Google’a sadece ana kelimeyi yazıp çıkan ilk dört beş öneriye bakmak yetmeyebilir. Birkaç küçük yöntemle çok daha fazla fikir çıkıyor:

  • Kelimenin sonuna harf eklemek. “kahve makinesi a”, “kahve makinesi b” diye devam ettiğinizde her harf için yeni öneriler çıkıyor.
  • Soru kelimeleri eklemek. “kahve makinesi nasıl”, “kahve makinesi neden”, “kahve makinesi hangisi” gibi aramalar insanların merak ettiği soruları ortaya çıkarıyor.
  • Kelimenin önüne bir şey eklemek. “ev tipi kahve makinesi”, “ofis tipi kahve makinesi” gibi. Kullanıcıların ürünü nasıl tarif ettiğini burada görüyorsunuz.
  • Soruları açmak. İnsanlar Bunları da Soruyor kutusunda bir soruya tıkladığınızda genellikle altına yeni sorular ekleniyor. Birkaç soru açtığınızda liste hızla büyüyor.

Önerilerin dil, konum ve geçmiş aramalara göre değiştiğini unutmamak gerekiyor. Farklı bir şehir için çalışıyorsanız ya da geçmiş aramalarınızın sonuçları etkilemesini istemiyorsanız, bunu hesaba katmak lazım.

Ama her öneriyi içerik yapmak doğru mu?

Bence burada en kritik nokta bu. Google önerdi diye her kelimeye içerik yazmıyoruz.

Önce kendimize şu soruları soruyorum:

  • Bu konu bizim işimizle alakalı mı?
  • Kullanıcının amacı bize uygun mu?
  • Gerçekten faydalı bir içerik hazırlayabilir miyiz?
  • Ayrı bir sayfa olmalı mı, yoksa mevcut sayfanın içerisinde mi anlatmalıyız?

Çünkü bazen çıkan öneriler aynı sayfanın içerisinde cevaplanabilecek kadar küçük olabiliyor. Her öneri yeni bir makale demek değil.

Bir örnek üzerinden bakalım

Diyelim ki kahve makinesi satıyoruz. Google bize şu önerileri verdi:

  • kahve makinesi temizleme
  • kahve makinesi tavsiye
  • kahve makinesi fiyatları
  • kahve makinesi arızaları

Bunların hepsini ayrı ürün sayfası yapmak doğru olmaz. Ben olsam şöyle düşünürdüm:

Kategori sayfası

  • Kahve Makinesi

Blog

  • Kahve makinesi nasıl temizlenir?
  • Kahve makinesi alırken nelere dikkat edilmeli?
  • En iyi kahve makinesi nasıl seçilir?

Yani Google önerilerini sadece kelime olarak değil, site mimarisini oluştururken de kullanabiliriz. Site mimarisini 18. bölümde ayrıntılı anlatıyorum.

Peki SEO araçlarını hiç kullanmayacak mıyız?

Tabii ki kullanacağız. Semrush, Keyword Planner, Search Console, Google Trends gibi araçlar hâlâ çok değerli.

Ama ben araştırmaya çoğu zaman Google’dan başlamayı seviyorum. Çünkü burada gerçek insanların yaptığı aramaları görüyorum. Sonra bu fikirleri SEO araçlarıyla doğruluyorum. Araçların gösterdiği hacimleri nasıl okuduğumu 10. bölümde anlattım.

Search Console sorgularından fikir bulmak

Siteniz bir süredir yayındaysa elinizde çok değerli bir fikir kaynağı daha var: Search Console. Performans (Performance) raporu, sitenizin hangi sorgularda arama sonuçlarında göründüğünü gösteriyor. Google’ın önerileri herkesin yaptığı aramaları gösteriyor. Search Console ise Google’ın sizin sitenizle ilişkilendirdiği aramaları.

Burada özellikle gösterim alan ama tıklanmayan sorgular önemli. Bunları bulmak için:

  • Performans raporunda Sorgular sekmesini açın.
  • Toplam gösterim, Ortalama TO (tıklama oranı) ve Ortalama konum değerlerini görünür yapın.
  • Listeyi gösterime göre sıralayın.
  • Gösterimi yüksek, tıklaması düşük ve ortalama konumu ilk sayfanın gerisinde kalan sorgulara bakın.

Bu sorgular Google’ın sizi o konuyla ilişkilendirdiğini ama sayfanızı yeterince iyi bir cevap olarak görmediğini gösterebilir. Örneğin kahve makinesi kategori sayfanız “kahve makinesi nasıl temizlenir” sorgusunda gösterim alıyor ama tıklama almıyorsa, kullanıcı orada aradığı cevabı bulamayacaktır. Bu, ayrı bir blog yazısı için iyi bir aday.

Sorgu filtresinde normal ifade (regex) kullanarak soru biçimindeki aramaları da ayırabilirsiniz:

nasıl|neden|nedir|hangisi|ne zaman

Bu filtre, sitenizin göründüğü soru aramalarını bir arada gösteriyor. Search Console’u ve regex filtrelerini 29. bölümde ayrıntılı anlatıyorum.

Bir şeyi de bilmek gerekiyor: Search Console her sorguyu göstermiyor. İki üç aylık bir dönemde birkaç düzine kişiden fazlasının yapmadığı çok nadir aramalar, kullanıcı gizliliği nedeniyle tabloda yer almıyor. Google bunlara anonimleştirilmiş sorgular (anonymized queries) diyor. Grafikteki toplamlara dahil ediliyorlar ama tabloda tek tek görünmüyorlar, sorgu filtresi kullandığınızda da toplamlardan çıkıyorlar (Google Search Central). Çok spesifik long-tail aramaların bir kısmı bu sınırın altında kalabiliyor. Bu yüzden Search Console’da göremediğiniz bir arama için “kimse aramıyor” demek doğru olmayabilir. Google önerileri ve İnsanlar Bunları da Soruyor kutusu bu boşluğu doldurmaya yardımcı oluyor.

Google’ın dışında bir fikir kaynağı daha var: müşterilerin satış öncesi sorduğu sorular. Seri X’te yayınlanırken bu bölümün altına gelen bir yorum tam olarak bunu söylüyordu: Google’daki sorguyla müşterinin gerçek itirazını yan yana görmek, sayfada neyi anlatacağımızı daha iyi gösteriyor. Satış ekibinden gelen soruları içeriğe nasıl taşıdığımı 15. bölümde anlatıyorum.

Benim çalışma sıram genellikle şöyle oluyor

  1. Google önerilerine bakıyorum.
  2. İnsanlar Bunları da Soruyor bölümünü inceliyorum.
  3. Benzer Aramalar kısmına göz atıyorum.
  4. Daha sonra Search Console ve SEO araçlarıyla bunları destekliyorum.

Bu yöntem bana sadece daha fazla anahtar kelime değil, aynı zamanda insanların gerçekten neyi merak ettiğini de gösteriyor.

Bence anahtar kelime araştırmasının en güzel tarafı da bu. Biz aslında kelime aramıyoruz.

İnsanların sorduğu soruları buluyoruz.

SEO’da iyi içerik üretmenin başlangıç noktası da tam olarak burası.

Uygulama

  • Ana ürününüzü ya da hizmetinizi Google’a yazın. Sonuna harfler ve soru kelimeleri ekleyerek çıkan önerileri bir listeye kopyalayın.
  • Aynı aramada İnsanlar Bunları da Soruyor kutusundaki birkaç soruyu açın ve yeni çıkan soruları da listeye ekleyin.
  • Search Console’da son 3 ayın sorgularını gösterime göre sıralayın. Gösterimi yüksek, tıklaması düşük 10 sorgu hangileri?
  • Listedeki her fikir için karar verin: Mevcut bir sayfada mı cevaplanacak, yeni bir sayfa mı gerekiyor, yoksa sizin işinizle ilgisi yok mu?
  • Her fikrin yanına nereden bulduğunuzu yazın: öneri, İnsanlar Bunları da Soruyor, Benzer Aramalar ya da Search Console.
  • Listenizi genelden spesifiğe doğru sıralayın. Rekabet edebileceğiniz, kullanıcının ne istediği belli olan ilk beş arama hangileri?

Önceki: 11. Bölüm, Anahtar Kelime Zorluğu (Keyword Difficulty) Nedir? · İçindekiler · Sonraki: 13. Bölüm, Bulduğumuz Anahtar Kelimeleri Siteye Nasıl Yerleştiriyoruz?

Bu bölümün ilk hali X’te yayınlandı (10 Eylül 2026).