39. Bölüm: WordPress Sitelerde SEO Nasıl Yapılır?

Laptopta WordPress paneli ve çevresinde eklenti, hız ve ayar simgeleri

Son güncelleme: 1 Kasım 2026.

WordPress SEO denince ilk akla gelen şey genelde şu oluyor:

Yoast mı kullanalım, Rank Math mi?

Bence WordPress SEO bunun çok ötesinde.

WordPress size iyi bir altyapı sunuyor ama yanlış tema, yanlış eklenti, yanlış cache ayarı, gereksiz arşiv sayfaları veya yıllar içinde biriken teknik problemler yüzünden site fark etmeden SEO açısından oldukça karmaşık hale gelebiliyor.

Bir WordPress sitesinde bazen problem içerikte değil. Problem şurada oluyor:

  • Tema
  • Eklenti
  • Slider
  • Cache
  • Kategori yapısı
  • Etiketler
  • Görseller
  • Canonical
  • Sitemap
  • Yönlendirmeler
  • Güncellemeler

Yani WordPress SEO biraz da sistemi kontrol altında tutma işi.

1. WordPress SEO için iyi bir altyapı mı?

Bence evet. WordPress doğru kullanıldığında SEO açısından gayet yeterli bir altyapı.

Şunları rahatlıkla yönetebilirsiniz:

  • Title
  • Meta Description
  • URL
  • Canonical
  • Sitemap
  • Robots ayarları
  • Schema
  • Görseller
  • Kategoriler
  • İç linkler
  • Yönlendirmeler

Ama WordPress’in güçlü olması, kurulan her WordPress sitenin otomatik olarak SEO uyumlu olduğu anlamına gelmiyor. Asıl fark ayarlarda ve site mimarisinde çıkıyor.

2. SEO eklentisi kurmak SEO yapmak değildir

Yoast, Rank Math veya All in One SEO gibi eklentiler işimizi kolaylaştırıyor. Ama eklenti size “Bu sayfa indexlenmeli mi?” sorusunun cevabını vermez. Sadece verdiğiniz kararı uygular.

Örneğin bir etiketi noindex yapmak teknik olarak çok kolay. Ama o etiket sayfasının gerçekten değerli olup olmadığını anlamak SEO kararı.

Bu yüzden:

SEO eklentisi araçtır, strateji değildir.

3. Ben All in One SEO ile başladım, sonra Yoast’a geçtim, bugün çoğunlukla Rank Math kullanıyoruz

Ben WordPress SEO tarafında All in One SEO ile başlamıştım. Sonrasında uzun süre Yoast SEO kullandım. Şu anda ise projelerimizin çoğunda Rank Math kullanıyoruz.

Ama yıllar içerisinde değişen şey kullandığımız eklenti oldu. SEO mantığı değil.

Üçüyle de temel olarak şu alanların büyük bölümünü yönetebilirsiniz:

  • Title
  • Meta Description
  • Canonical
  • Sitemap
  • Robots ayarları
  • Schema

Benim için asıl önemli konu hiçbir zaman “Hangi eklenti daha iyi?” olmadı. Daha önemli soru:

“Bu eklentiyle neyi neden yapıyoruz?”

Bir eklenti size “Bu kategori sayfasını noindex yapabilirim.” der. Ama “Bu kategori gerçekten indexlenmeli mi?” sorusunun cevabı hâlâ sizde.

4. WordPress kurulduğunda ilk kontrol edilmesi gereken şeylerden biri index ayarı

WordPress’te Arama motorlarının bu siteyi indekslemesini engellemeye çalış şeklinde bir ayar var. Geliştirme sırasında açılmış olabilir. Sonra site canlıya alınırken kapatılması unutulabilir.

Site gayet güzel çalışır. İçerikler yayındadır. Ama Google’a “Beni mümkün olduğunca indexleme.” diyor olabilirsiniz.

Bu yüzden canlıya alınan her WordPress sitesinde ilk kontrollerden biri bu olmalı.

5. Staging siteleri ayrıca kontrol edilmeli

Örneğin staging.site.com üzerinde yeni site geliştiriliyor. Ama staging ortamında:

  • Şifre yok
  • noindex yok
  • Erişim kısıtlaması yok

Google siteyi keşfediyor. Sonra gerçek siteyle aynı içerikler iki farklı domainde görünmeye başlıyor. Hatta bazı durumlarda staging adresleri indexe girebiliyor.

Bu nedenle geliştirme ortamları mümkünse şöyle olmalı:

  • Şifre korumalı
  • IP kısıtlamalı
  • Arama motorlarına kapalı

Sadece robots.txt dosyasına güvenmek bu iş için yeterli bir güvenlik yaklaşımı değil.

6. Tema sadece tasarım değildir

Tema SEO’yu düşündüğümüzden daha fazla etkiliyor. Çünkü şunları da etkileyebilir:

  • HTML yapısı
  • Heading kullanımı
  • Sayfa hızı
  • JavaScript miktarı
  • DOM büyüklüğü
  • Mobil deneyim
  • Görsel yükleme
  • İç link yapısı

Görsel olarak çok güzel bir tema şunlarla gelebilir:

  • 4 farklı slider
  • 20 JavaScript dosyası
  • Devasa CSS
  • Animasyonlar
  • Kullanılmayan özellikler
  • Sayfa oluşturucu bağımlılığı

Sonra SEO ekibi siteyi hızlandırmaya çalışıyor.

Bence tema seçerken Nasıl görünüyor? kadar Nasıl çalışıyor? sorusunu da sormak gerekiyor.

7. Bazen bütün hız probleminin sebebi bir slider olabilir

WordPress sitelerde bizim çok sık karşılaştığımız performans problemlerinden biri yanlış slider seçimi.

İhtiyacınız aslında çok basit olabilir:

  • Birkaç görsel sırayla dönsün.
  • Kullanıcı tıklayınca ilgili sayfaya gitsin.

Ama bunun için çok gelişmiş bir slider eklentisi kuruluyor. Eklenti beraberinde şunları yükleyebiliyor:

  • Animasyon sistemleri
  • Video özellikleri
  • Efektler
  • Katmanlar
  • Fontlar
  • JavaScript dosyaları
  • CSS dosyaları
  • Hiç kullanmadığımız birçok özellik

Sonuçta ziyaretçinin gördüğü şey yine üç tane kayan görsel. Ama arka tarafta küçük bir uygulama çalışıyor.

Biz bazı projelerde sadece slider yüzünden PageSpeed skorunun 20-30 puan kadar düştüğünü gördük. Slider kaldırıldığında veya daha basit bir çözümle değiştirildiğinde ciddi performans artışı yaşanabiliyor.

Buradaki ders bence çok net:

En gelişmiş çözüm her zaman en doğru çözüm değil.

İhtiyacımız sadece “Görseller dönsün ve tıklanınca bir yere gitsin.” ise onlarca özelliği beraberinde yükleyen bir sisteme ihtiyacımız olmayabilir.

WordPress’te performans problemi bazen sunucuda veya 30 farklı eklentide değil, sadece yanlış seçilmiş tek bir bileşende çıkabiliyor.

8. Page Builder kullanmak SEO problemi midir?

Elementor, WPBakery, Divi ve benzeri sistemler tek başına SEO problemi değil. Ama yanlış kullanıldıklarında sayfayı ağırlaştırabilirler. Basit bir başlık ve görsel için onlarca iç içe HTML elemanı üretilebilir.

Üzerine şunlar eklenince sayfa giderek ağırlaşır:

  • Animasyon
  • Slider
  • Pop-up
  • Font
  • Üçüncü taraf script

Burada amaç “Page Builder kullanmayın.” demek değil.

İhtiyacınız olmayan şeyi yüklemeyin.

9. Eklenti sayısı tek başına problem değildir

WordPress için “20 eklentiden fazla kullanırsanız site yavaşlar.” gibi kesin kurallar duyabilirsiniz. Bence sayı tek başına çok anlamlı değil. 5 tane kötü yazılmış eklenti, 30 düzgün eklentiden daha fazla problem yaratabilir.

Bakılması gereken:

  • Ne kadar sorgu çalıştırıyor?
  • Harici istek yapıyor mu?
  • Her sayfada CSS / JS yüklüyor mu?
  • Veritabanını şişiriyor mu?
  • Gereksiz cron çalıştırıyor mu?
  • Güvenlik problemi yaratıyor mu?

Yani Kaç eklenti var? yerine Bu eklentiler ne yapıyor? daha doğru soru.

10. Kullanmadığınız eklentileri bırakmayın

“Kapalı zaten, bir şey yapmaz.” diye düşünülebilir. Ama kullanılmayan eklentiler şunları yaratabilir:

  • Güvenlik riski
  • Güncelleme yükü
  • Yönetim karmaşası

İhtiyacınız olmayan eklentiyi kaldırmak daha temiz yaklaşım.

11. Kategori yapısını baştan düşünmek gerekiyor

Bir blog açılıyor. İçerik geldikçe kategori ekleniyor. Bir süre sonra şunlar gibi birbirine yakın onlarca kategori oluşuyor:

  • SEO
  • Teknik SEO
  • SEO Haberleri
  • Google
  • Dijital Pazarlama
  • Pazarlama
  • İnternet

Bazısında 200 içerik var. Bazısında 2 içerik. Bazısı neredeyse aynı amacı taşıyor.

Kategori sadece içerikleri klasörlemek için değil. Doğru kullanılırsa güçlü bir SEO sayfası olabilir.

Bu yüzden kategori yapısı:

Site mimarisinin parçası olarak düşünülmeli.

12. Etiketler WordPress sitelerini çok kolay şişirebilir

Bence WordPress SEO’nun en klasik problemlerinden biri.

Bir haber veya blog sitesinde her içerikte 5-10 etiket oluşturuluyor. Bir süre sonra 10.000 yazı ama 40.000 etiket sayfası oluşabiliyor. Üstelik bazı etiketlerde yalnızca bir içerik var.

Google’a on binlerce şu tür sayfa açmış oluyoruz:

  • Zayıf
  • Birbirine benzeyen
  • Kullanıcıya çok az değer veren

25. bölümde konuştuğumuz Dizin Şişmesi (Index Bloat) burada çok sık karşımıza çıkıyor.

13. Etiketleri tamamen kapatmalı mıyız?

Her zaman değil. İyi yönetilen etiketler değerli olabilir.

Örneğin haber sitesinde “OpenAI” etiketinde yüzlerce güncel ve alakalı içerik varsa kullanıcı açısından değerli bir arşiv olabilir. Ama “OpenAI CEO Açıklaması” diye tek haber için etiket oluşturmanın çok anlamı olmayabilir.

Benim yaklaşımım:

Etiket açmadan önce bunun gelecekte gerçek bir içerik kümesine dönüşüp dönüşmeyeceğine bakmak.

14. Yazar arşivleri de kontrol edilmeli

Tek yazarlı blogda ana sayfa ile yazar arşivi neredeyse aynı yazıları gösterebilir. Bu durumda yazar arşivini indexletmenin ne kadar anlamlı olduğu sorgulanabilir.

Ama çok yazarlı haber sitesinde yazar sayfası şunlarla değerli bir sayfa olabilir:

  • Biyografi
  • Uzmanlık
  • Yazılar
  • Sosyal profiller

Yani yine tek bir cevap yok.

Siteye göre karar vermek gerekiyor.

15. Tarih arşivleri çoğu sitede gereksiz olabilir

WordPress otomatik olarak şu arşivleri oluşturabilir:

  • Yıl
  • Ay
  • Gün

Örneğin /2026/ ve /2026/10/ gibi.

Bazı yayınlarda anlamlı olabilir. Ama birçok kurumsal blogda kullanıcının “Ekim 2026’da yazılmış tüm içerikleri görmek istiyorum.” diye bir ihtiyacı yok.

Böyle alanların indexlenmesi gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilmeli.

16. Medya / Attachment sayfaları unutulmamalı

WordPress’te yüklenen görseller için ayrı medya sayfaları oluşabilir. Örneğin bir görsel urun.jpg ama buna ait ayrı bir URL site.com/urun/urun-jpg/ gibi ortaya çıkabilir.

Sayfada neredeyse içerik yok. Sadece görsel var. Bu tür sayfaların gereksiz indexlenmesini istemeyebiliriz.

SEO eklentilerinin çoğu bunları medya dosyasına veya ilgili içeriğe yönlendirme imkanı sunuyor. WordPress 6.4’ten beri yeni kurulumlarda bu sayfalar varsayılan olarak kapalı. Ama eski sitelerde hâlâ açık olabilir.

17. Sitemap’i kurup unutmayın

WordPress ve SEO eklentileri sitemap oluşturmayı oldukça kolaylaştırdı. Ama sitemap varsa her şey doğru demek değil.

Kontrol etmek gerekir:

  • Hangi içerik türleri var?
  • Kategoriler eklenmiş mi?
  • Etiketler var mı?
  • Noindex sayfalar sitemap’te mi?
  • Silinen URL’ler hâlâ görünüyor mu?
  • Sitemap güncelleniyor mu?

36. bölümde anlattığım haber sitesi örneğinde problem tam burada çıkmıştı. Geliştiriciler sunucu yükünü azaltmak için sitemap’i yaklaşık 10 dakika cache’lemişti.

Yeni haber yayınlanıyor. Ama sitemap’e ancak cache süresi dolduktan sonra giriyordu. Haber sitesi için 10 dakika çok uzun bir süre olabiliyor. Cache süresini saniyelere düşürdüğümüzde indexlenme gecikmesi büyük ölçüde çözülmüştü.

Hiçbir SEO aracı “Problem sitemap cache süresi.” diye bize söylemedi. Sorundan yola çıkıp bulduk.

18. Cache WordPress’te çok faydalı ama yanlış ayarlanırsa problem yaratabilir

WordPress sitelerde birden fazla cache katmanı olabilir:

  • WP Rocket
  • LiteSpeed Cache
  • W3 Total Cache
  • Sunucu cache’i
  • CDN

Doğru kullanıldığında hız için çok faydalı. Ama bazen:

  • Yeni içerik görünmüyor.
  • Eski Title kalıyor.
  • Canonical güncellenmiyor.
  • Sitemap gecikiyor.
  • Eski yönlendirme devam ediyor.

Sonra SEO tarafında “Değişikliği yaptık ama Google neden görmüyor?” diye araştırıyoruz. Bazen cevap sadece cache.

19. Cache temizledikten sonra gerçekten temizlendiğini kontrol edin

“Purge Cache” butonuna basmak kontrol değildir.

Sayfanın kaynak koduna bakın. Gizli sekmede açın. Gerekirse farklı cihazdan kontrol edin. CDN varsa orayı da düşünün.

Daha önce kontrol listelerinde söylediğimiz konu burada tekrar karşımıza çıkıyor:

Yapıldı ile doğrulandı aynı şey değil.

WordPress’te URL yapısını kolaylıkla değiştirebilirsiniz. Örneğin site.com/?p=123 yerine site.com/seo-nedir/ çok daha anlamlı.

Ama yıllardır çalışan sitede permalink yapısını “SEO için daha iyi olur.” diye bir anda değiştirmek riskli. Binlerce URL değişebilir.

Böyle bir değişiklik yapılacaksa şunlar birlikte düşünülmeli:

  • Redirect
  • Canonical
  • Sitemap
  • İç linkler
  • Search Console

URL değiştirmek tasarım ayarı değil.

Migrasyon işlemidir.

21. URL’de kategori kullanmak zorunlu değil

WordPress’te site.com/seo/teknik-seo-nedir/ veya site.com/teknik-seo-nedir/ kullanabilirsiniz. İkisinin de çalışabileceği senaryolar var.

Önemli olan:

  • Tutarlılık
  • Mantıklı mimari
  • Gereksiz URL değişikliklerinden kaçınmak

Kategori URL’de var diye otomatik SEO avantajı beklememek gerekiyor.

22. Canonical’ı WordPress otomatik ekliyor diye kontrol etmeyi bırakmayın

SEO eklentileri canonical konusunda büyük kolaylık sağlıyor. Ama şunlar canonical’ı bozabilir:

  • Tema
  • Eklenti
  • Özel kod
  • WooCommerce
  • Filtre sistemi

Daha önce gerçek müşterimizde yaşadığımız gibi bir canonical problemi düzeltilmişti. Sonra başka bir geliştirme yapıldı. Aynı problem geri geldi.

Bu yüzden biz SEO Audit’i bir kere yapıp bırakmıyoruz.

Daha önce düzeltilmiş olması bugün doğru olduğu anlamına gelmiyor.

23. Güncelleme sonrası SEO kontrolleri önemli

WordPress’in kendisi güncelleniyor. Tema güncelleniyor. Eklentiler güncelleniyor. PHP sürümü değişiyor. Sunucu değişiyor. Bunların hepsi siteyi etkileyebilir.

Bir güncellemeden sonra şunlar kontrol edilebilir:

  • Canonical
  • Schema
  • Sitemap
  • Robots
  • Menü
  • Breadcrumb
  • Sayfa yapısı
  • Analytics kodu

Bazen bir SEO problemi SEO ekibinin yaptığı değişiklikten değil, tamamen başka bir geliştirmeden ortaya çıkıyor.

24. Analytics kodu bile kaybolabilir

Daha önce bir müşterimizde Google Analytics kodunun siteden tamamen kaldırıldığını gördük. SEO tarafında kimse kaldırmamıştı. Başka bir geliştirme sırasında kaybolmuştu.

Problem fark edilene kadar veri toplanmadı. Kaybolan geçmiş Analytics verisini sonra geri getiremiyorsunuz.

Bu yüzden kritik kodların varlığını kontrol listesine koymak önemli. WordPress’te tema değişimi veya header düzenlemesi sonrasında bu tür şeyler yaşanabilir.

25. Google Tag Manager kullanmak işleri kolaylaştırabilir

Analytics, Ads dönüşümleri ve diğer ölçüm kodlarını doğrudan tema dosyalarına dağıtmak yerine Google Tag Manager ile merkezi yönetmek birçok projede daha düzenli olabilir.

Ama GTM kullandık diye sorun bitmiyor. Container kodu siteden kaybolursa bütün sistem yine durabilir.

Yani:

Ölçüm altyapısını da izlemek gerekiyor.

26. Görseller en büyük hız problemlerinden biri olabilir

Bir editör telefondan 8 MB fotoğraf yüklüyor. WordPress bunu sayfada 700 piksel gösteriyor. Ama tarayıcı hâlâ gereğinden büyük dosya indirebiliyor. Binlerce içerikte bu tekrarlandığında ciddi problem.

Kontrol edilmesi gerekenler:

  • Boyut
  • Format
  • Compression
  • Responsive images
  • Lazy loading
  • Width / height

Ama daha önce e-ticaret bölümünde konuştuğumuz gibi:

Görseli küçülteceğim diye kalitesini bozmayın.

Bir gelinlik müşterimizde ürün görselleri aşırı optimize edilmişti. Site hızlandı. Ama kullanıcı mobilde zoom yaptığında detaylar kötü görünüyordu. Satış zarar gördü.

SEO puanını yükseltirken işi bozmayalım.

27. WebP veya AVIF kullanmak tek başına çözüm değil

Format önemli. Ama 5000 x 5000 piksel görseli WebP yapıp yüklemek yine gereksiz olabilir.

Önce ihtiyacımız olan şunlar belirlenmeli:

  • Görsel ölçüsü
  • Kalite
  • Kullanım alanı

Sonra format düşünülmeli.

28. Lazy Loading doğru yerde kullanılmalı

Ekranın altında kalan görselleri daha sonra yüklemek mantıklı. Ama sayfanın en üstündeki ana görseli gereksiz yere geciktirmek Largest Contentful Paint (LCP) performansını kötüleştirebilir. LCP’yi 24. bölümde anlatmıştım.

Yani “Lazy loading iyidir.” deyip bütün görsellere kontrolsüz uygulamak yerine neyin ne zaman yüklenmesi gerektiğine bakmak lazım.

29. Veritabanı zamanla şişebilir

Yıllardır çalışan sitelerde şunlar birikebilir:

  • Revision
  • Transient
  • Silinmiş eklenti tabloları
  • Spam yorumlar
  • Otomatik kayıtlar
  • Eski metadata

Her veritabanını sürekli temizlemek zorunda değilsiniz. Ama özellikle ciddi performans problemi varsa veritabanının da incelenmesi gerekebilir.

Burada rastgele “Database Cleaner” kurup bütün tabloları silmek yerine yedek alarak ve ne yaptığımızı bilerek ilerlemek önemli.

30. Revision sistemi faydalı ama kontrol edilebilir

WordPress içeriklerin eski versiyonlarını saklar. Bu çok faydalı. Ama yıllardır çalışan ve sürekli güncellenen büyük sitelerde binlerce revision oluşabilir.

Gerekirse revision sayısı sınırlandırılabilir. Ama bu “Revision SEO’yu bozar.” gibi düşünülmemeli. Konu daha çok veritabanı ve operasyon yönetimi.

31. WordPress Cron sistemine de bakmak gerekebilir

Bazı eklentiler sürekli zamanlanmış işler oluşturabilir. Örneğin şu işlemler:

  • Feed
  • Sitemap
  • Yedek
  • Senkronizasyon
  • E-posta
  • Import
  • API

Trafiği yüksek veya entegrasyonu fazla sitelerde WP-Cron yük oluşturabilir. Bu noktada gerçek sistem cron’u gibi farklı çözümler değerlendirilebilir.

Bu doğrudan herkesin yapması gereken SEO işi değil. Ama büyük WordPress projelerinde performans probleminin kaynağı olabilir.

32. Hosting seçimi WordPress SEO’yu etkiler

Çok iyi optimize edilmiş site kötü sunucuda yine yavaş olabilir.

Hosting tarafında birçok unsur var:

  • CPU
  • RAM
  • Disk
  • PHP
  • Veritabanı
  • Sunucu konumu
  • Cache
  • CDN

Ama yine “En pahalı hosting en iyi SEO getirir.” diye bir şey yok. Sitenin ihtiyacına uygun altyapı gerekiyor.

33. CDN her WordPress sitesinde şart mı?

Hayır. Türkiye’ye hizmet veren küçük bir kurumsal site tek lokasyondaki iyi bir sunucuyla gayet hızlı çalışabilir.

Ama şunlar varsa CDN ciddi katkı sağlayabilir:

  • Global trafik
  • Çok fazla görsel
  • Yüksek trafik
  • Statik varlıklar

Araçları ihtiyaç olduğu için kullanmak lazım. “SEO checklist’te var.” diye değil.

34. WooCommerce başlı başına dikkat gerektiriyor

WordPress + WooCommerce tarafında iş daha karmaşık. Çünkü birçok URL tipi oluşabiliyor:

  • Ürün
  • Kategori
  • Etiket
  • Attribute
  • Filtre
  • Varyasyon
  • Arama
  • Sepet
  • Hesap

Burada 35. bölümde E-ticaret SEO’da konuştuğumuz şu konular doğrudan devreye giriyor:

  • Filtreli Gezinme (Faceted Navigation)
  • Canonical
  • Index Bloat
  • Ürün varyasyonları
  • Silinen ürünler

WooCommerce kuruldu diye bu yapı kendiliğinden doğru hale gelmiyor.

35. Arama sonuç sayfalarını indexletmek çoğu zaman gerekli değil

WordPress’in kendi arama sistemi ?s=seo gibi URL’ler oluşturabiliyor. Bunların binlercesinin Google tarafından indexlenmesini genellikle istemeyiz.

Özellikle kötü niyetli kişiler dışarıdan sorgular oluşturarak çok sayıda anlamsız arama URL’si üretebilir. Bu alanların nasıl yönetildiği kontrol edilmeli.

36. Parametreli URL’ler fark edilmeden çoğalabilir

Örneğin şu parametreler aynı içeriğin farklı URL’lerden erişilebilir olmasına neden olabilir:

  • UTM
  • Filtre
  • Sorting
  • Tracking
  • Campaign

WordPress tek başına sebep olmayabilir. Ama eklentilerle birlikte URL sayısı çok hızlı büyüyebilir.

Büyük sitelerde Search Console ve crawl araçlarından parametreleri takip etmek faydalı.

37. 404 sayfası sadece “Sayfa Bulunamadı” dememeli

WordPress size kolayca 404 sayfası sağlar. Ama kullanıcı için daha faydalı hale getirebiliriz. Örneğin şu yollar sunulabilir:

  • Arama
  • Ana kategoriler
  • Popüler içerikler
  • Ürünler

Ancak bulunmayan URL’yi sırf 404 olmasın diye ana sayfaya yönlendirmek doğru değil. Eski URL’nin gerçekten karşılığı varsa redirect yapılmalı. Yoksa doğru 404 / 410 davranışı normal.

38. Redirect eklentileri çok faydalı ama çöplüğe dönüşebilir

Redirection gibi eklentiler işimizi kolaylaştırıyor. Ama yıllar içinde şunlar oluşabilir:

  • Birbirini takip eden redirectler
  • Gereksiz kurallar
  • Redirect chain
  • Döngüler

Örneğin A → B → C → D yerine mümkünse A → D daha temiz.

Bu nedenle redirect listesini de zaman zaman kontrol etmek faydalı.

39. Breadcrumb özellikle büyük WordPress sitelerinde çok faydalı

Örneğin “Ana Sayfa > Blog > SEO > Teknik SEO” kullanıcıya nerede olduğunu gösterir. Google’ın site yapısını anlamasına da yardımcı olabilir.

SEO eklentilerinin çoğu Breadcrumb Schema üretmeyi destekliyor. Ama tema ile SEO eklentisinin breadcrumb’ı birlikte çalışınca çift işaretleme gibi problemler de çıkabilir. Kontrol etmek gerekiyor.

40. Schema tarafında birden fazla eklenti çakışabilir

Tema schema ekliyor. SEO eklentisi schema ekliyor. Review eklentisi schema ekliyor. WooCommerce başka schema ekliyor. Sonra sayfada aynı ürün için üç farklı Product Schema çıkabiliyor.

Bu nedenle “Schema var mı?” kadar “Doğru schema var mı?” sorusuna bakmak gerekiyor.

41. Güvenlik SEO’nun dışında görünür ama değildir

WordPress yaygın olduğu için çok fazla saldırı alıyor. Site hacklenirse:

  • Spam sayfalar oluşturulabilir.
  • Japonca içerikler indexlenebilir.
  • Casino sayfaları açılabilir.
  • Redirect eklenebilir.
  • Zararlı kod yerleştirilebilir.

Sonra ciddi SEO problemi yaşarsınız.

Bu yüzden şunlar SEO operasyonunun dışında bırakılmamalı:

  • Güncellemeler
  • Güçlü şifre
  • 2FA
  • Yedek
  • Güvenlik izleme

42. Yedek almadan büyük değişiklik yapmayın

Tema güncelleyeceksiniz. Eklenti değiştireceksiniz. Veritabanı temizleyeceksiniz. URL yapısını değiştireceksiniz.

Önce yedek. Çünkü bazen SEO hatasını düzeltmeye çalışırken bütün siteyi bozabilirsiniz.

İyi SEO’nun bir kısmı da geri dönebilme becerisi.

43. WordPress’te SEO kontrol listesi şart

Kontrol listelerinin önemini 34. bölümde anlatmıştım. WordPress bunun en güzel örneklerinden biri.

Örneğin her önemli güncelleme sonrası şunlar kontrol edilebilir:

  • Site açılıyor mu?
  • Analytics çalışıyor mu?
  • Search Console doğrulaması duruyor mu?
  • Robots doğru mu?
  • Sitemap çalışıyor mu?
  • Canonical doğru mu?
  • Noindex yanlışlıkla açıldı mı?
  • Schema doğru mu?
  • Ana sayfa ve önemli sayfalar çalışıyor mu?
  • Redirectler çalışıyor mu?
  • Cache doğru mu?
  • Mobil görünüm doğru mu?
  • Core Web Vitals tarafında ciddi değişiklik var mı?

Çünkü WordPress sürekli değişen bir sistem. Bugün doğru olan ayarın altı ay sonra hâlâ doğru olacağını varsaymamak gerekiyor.

Sonuç olarak

WordPress SEO’nun güzel tarafı birçok şeyi kolaylaştırması. Tehlikeli tarafı da aynı.

Bir eklentiyle:

  • Binlerce sayfa açabilirsiniz.
  • Binlerce sayfayı noindex yapabilirsiniz.
  • URL yapısını değiştirebilirsiniz.
  • Redirect oluşturabilirsiniz.
  • Canonical değiştirebilirsiniz.
  • Cache sistemi kurabilirsiniz.

Yani güçlü bir sistem. Ama güçlü araçlar yanlış kullanıldığında problemleri de hızlı büyütebiliyor.

Bence WordPress SEO’da en önemli yaklaşım:

Mümkün olduğunca az karmaşa, mümkün olduğunca fazla kontrol.

Ben All in One SEO’dan başladım, Yoast kullandım, bugün çoğunlukla Rank Math kullanıyorum.

Araçlar değişiyor. Temalar değişiyor. Eklentiler değişiyor. WordPress değişiyor.

Ama değişmeyen şey şu:

Ne indexleneceğine, hangi URL’nin yaşayacağına, hangi içeriğin değerli olduğuna ve kullanıcıya ne sunacağımıza hâlâ bizim karar vermemiz gerekiyor.

WordPress bunları uygulamak için sadece çok güçlü bir araç.

Önceki: 38. Bölüm, Kurumsal ve B2B Sitelerde SEO Nasıl Yapılır? · İçindekiler · Sonraki: 40. Bölüm, Marketplace, İlan ve Büyük Veritabanlı Sitelerde SEO

Bu bölümün ilk hali X’te yayınlandı (19 Ekim 2026).