
Son güncelleme: 1 Kasım 2026.
SEO’yu öğrenirken genelde tek tek konular üzerinden gidiyoruz:
- Teknik SEO
- İçerik
- Backlink
- Search Console
- Site hızı
- Anahtar kelime araştırması
- SEO Audit
- Kontrol listeleri
Ama gerçek bir projede bunların hiçbiri tek başına yaşamıyor.
Asıl soru şu:
Bunların hepsini hangi sırayla, hangi öncelikle, kimle ve ne kadar süre boyunca yöneteceğiz?
Bence SEO öğrenmenin en zor kısmı da burada başlıyor.
Çünkü teori size “Canonical hatasını düzeltin.” diyor. Gerçek proje ise şunu soruyor:
“Canonical hatası mı daha önemli, düşen kategori sayfaları mı, 404 problemi mi, içerik üretimi mi, yoksa site hızındaki sorun mu?”
SEO çalışması biraz da doğru işi doğru zamanda seçme işi.
1. SEO projesine araç açarak başlamıyorum
Yeni bir projeye başladığımızda ilk refleks şu olabiliyor:
- Semrush açalım.
- Search Console’a bakalım.
- Screaming Frog tarayalım.
Bunların hepsini zaten yapacağız. Ama önce şunu anlamaya çalışmak gerekiyor:
Bu işletme ne kazanmak istiyor?
Çünkü aynı teknik problemi iki farklı sitede aynı öncelikle ele almayabiliriz.
Örneğin bir e-ticaret sitesi için şunlar önemli olabilir:
- Satış
- Kârlılık
- Kategori görünürlüğü
- Ürün trafiği
Bir B2B sitesinde şunlar daha önemli olabilir:
- Nitelikli Lead
- Teklif
- Telefon
- Belirli ürün sorguları
Bir haber sitesinde şunlar öne çıkabilir:
- Hızlı indexlenme
- Discover
- Haber sorguları
- Anlık trafik
SEO stratejisi sitenin iş modelinden kopuk oluşturulmamalı.
2. İlk soru “kaçıncı sıradayız?” değil
Yeni müşteri geldiğinde çok sık duyduğumuz soru: “Şu kelimede bizi kaçıncı sıraya çıkarabilirsiniz?”
Bence bundan önce sorulması gerekenler var:
- Bu kelime gerçekten değerli mi?
- Kullanıcı niyeti doğru mu?
- Bu sorgudan gelen kişi müşteriye dönüşebilir mi?
- Bu sorgu için doğru sayfamız var mı?
- Rakipler kim?
- Arama sonucu nasıl?
- Sorgu bize ticari olarak ne kazandırabilir?
Bir kelimede birinci olmak amaç değil.
Doğru kelimede görünür olmak amaç.
3. Hedefi baştan tanımlamak gerekiyor
SEO projesine “Trafiği artıralım.” gibi çok genel hedefle başlamak bence yetersiz. Daha anlamlı hedefler belirlenebilir.
Örneğin:
- Organik Lead sayısını artırmak
- Belirli kategorilerde görünürlüğü geliştirmek
- Markasız sorgulardan daha fazla trafik almak
- İlk 20’deki kelimeleri ilk 10’a taşımak
- Yeni ürün grubunda görünürlük oluşturmak
- Index problemini çözmek
- Uluslararası pazarda organik trafik yaratmak
Hedef ne kadar net olursa yapılacak işlerin önceliğini belirlemek o kadar kolaylaşıyor.
4. Her şeyi aynı anda yapamazsınız
Bir SEO Audit yaptınız. Karşınıza şunlar çıktı:
- 300 kırık link
- 50 canonical problemi
- 20 yavaş sayfa
- Eksik içerikler
- Zayıf kategori sayfaları
- Schema sorunları
- İç link eksikleri
- Backlink ihtiyacı
Hepsini aynı hafta çözmeye çalışmak çoğu zaman mümkün değil. Burada önceliklendirme gerekiyor.
Ben genelde şu üç soruya bakarım:
Etkisi ne kadar büyük?
Ne kadar acil?
Ne kadar zor?
Büyük etki + düşük efor varsa önce onu yapmak mantıklı olabilir. Ama kritik teknik sorun varsa eforu yüksek olsa bile önce ona gitmek gerekebilir.
5. SEO’da önceliklendirme sabit değildir
Bir işi ocak ayında yüksek öncelikli görürsünüz. Şubat ayında şartlar değişir. Örneğin:
- Google algoritma güncellemesi gelir.
- Yeni kategori açılır.
- Rakip agresif çalışmaya başlar.
- Yazılım ekibi siteyi değiştirir.
- Trafik aniden düşer.
- Yeni ürün grubu çıkar.
Bu durumda yol haritası da değişebilir.
Bence SEO yol haritası bir kere hazırlanıp duvara asılan belge olmamalı. Sürekli güncellenen çalışma planı olmalı.
6. İlk ay ile altıncı ay aynı görünmemeli
SEO projelerinde çok sık şu soru geliyor:
“İlk ay her şeyi yaptık, ikinci ay ne yapacağız?”
Aslında ilk ay her şeyi yapmış olmuyoruz. İlk ay daha çok şöyle ilerliyor:
- Sistemi anlamak
- Problemleri bulmak
- Veri toplamak
- Öncelikleri belirlemek
- İlk kritik işleri yapmak
Sonraki aylarda şunlar devam ediyor:
- Uygulama
- Ölçüm
- Yeni fırsatlar
- İçerik
- Teknik iyileştirmeler
- Rakip takibi
- Yeni problemler
- Güncellemeler
SEO tek seferlik proje değil.
Sürekli iyileştirme işi.
7. SEO Audit bir kere yapılmaz
Biz projelerde SEO Audit’i sadece başlangıçta yapıp bırakmıyoruz. Belirli aralıklarla baştan kontrol ediyoruz. Çünkü site değişiyor.
Bir geliştirici başka bir iş yaparken:
- Canonical bozulabiliyor.
- Analytics kodu kaybolabiliyor.
- Sitemap değişebiliyor.
- noindex açılabiliyor.
- Redirect zinciri oluşabiliyor.
Daha önce bir müşterimizde canonical problemini çözmüştük. Sonra başka bir geliştirme sonrası aynı sorun geri geldi. Başka bir müşteride Analytics kodunun siteden tamamen kaybolduğunu gördük.
Bunlar “Bir kere düzelttik, artık tamam.” denebilecek şeyler değil.
8. Bazı kontroller aylık olabilir, bazıları olamaz
Örneğin kapsamlı SEO Audit aylık yapılabilir. Ama uptime için “Gelecek ay kontrol ederiz.” diyemeyiz.
Bir müşterimizde site yaklaşık 1 saat kapalı kalmıştı. Bunu aylık kontrolde fark etmenin hiçbir anlamı yok.
Bu nedenle şu konular gerçek zamanlı veya çok daha sık izlenmeli:
- Site erişilebilirliği
- Sunucu problemi
- Kritik hata
UptimeRobot benzeri sistemlerle e-posta, SMS ya da bildirim almak mümkün.
Bence temel kural şu:
Önce site çalışacak. Sonra siteyi büyüteceğiz.
9. Kontrol listeleri SEO yönetiminin merkezinde olmalı
SEO kontrol listelerini 34. bölümde konuşmuştuk. Proje yönetiminde bunlar çok daha anlamlı hale geliyor.
Örneğin:
Günlük
- Site çalışıyor mu?
- Kritik trafik düşüşü var mı?
- Search Console’da anormal durum var mı?
Haftalık
- Yeni içerikler indexlenmiş mi?
- Önemli sorgular nasıl hareket etmiş?
- Yeni teknik hata var mı?
- Rakiplerde önemli değişiklik olmuş mu?
Aylık
- SEO Audit
- Trafik analizi
- Dönüşüm
- İçerik performansı
- Backlink
- Core Web Vitals
- Index durumu
- Yol haritası
Ama bunları kişinin hafızasında tutmak doğru değil.
Kontrol listesi kişinin hafızasında değil, sistemin içinde yaşamalı.
10. ClickUp, Asana, Trello veya Jira fark etmez
Hangi proje yönetim aracını kullandığınız ikincil konu. Önemli olan her işin şunlara sahip olması:
- Sahibi
- Son tarihi
- Önceliği
- Durumu
- Kanıtı
- Geçmişi
Örneğin “Canonical düzeltilecek.” yerine şunlar belirli olmalı:
- Hangi URL tipi?
- Kim yapacak?
- Ne zaman?
- Nasıl kontrol edilecek?
- Yapıldıktan sonra kim doğrulayacak?
SEO işi “Yapılacak.” diye havada kalmamalı.
11. “Yapıldı” ile “Doğrulandı” aynı şey değil
Bence operasyon tarafında en önemli farklardan biri bu.
Geliştirici “Redirectleri yaptım.” diyor. Tamam. Ama gerçekten doğru mu?
SEO ekibi şunları kontrol etmeli:
- Status code doğru mu?
- Hedef URL doğru mu?
- Chain oluşmuş mu?
- Canonical ne olmuş?
- Sitemap güncel mi?
Yani iş akışı şu şekilde olabilir:
Talep edildi → Yapıldı → Kontrol edildi → Doğrulandı
Sadece “Developer tamam dedi.” ile bitmemeli.
12. Yapılan değişikliklerin tarihini tutmak çok önemli
Bir gün trafik düşüyor. Herkes Google Core Update konuşuyor. Ama üç gün önce sitede:
- Menü değişmiş.
- URL yapısı değişmiş.
- Cache eklentisi güncellenmiş.
- İç link yapısı bozulmuş.
Bunların kaydı yoksa teşhis zorlaşıyor. Bu yüzden önemli değişiklikleri tarihleriyle kaydetmek çok faydalı.
Örneğin:
12 Ekim - kategori template değişti
18 Ekim - canonical düzeltildi
22 Ekim - yeni içerik yapısı yayına alındıSonra grafikle yan yana koyabilirsiniz. Bazen algoritma güncellemesi sandığınız şey kendi yaptığınız değişiklik çıkıyor.
13. Trafik düştüğünde ilk iş paniğe kapılmak olmamalı
Örneğin organik trafik %30 düştü. İlk soru “Google bizi cezalandırdı mı?” olmamalı.
Önce problemi parçalamak gerekiyor:
- Tüm site mi düştü?
- Belirli klasör mü?
- Mobil mi?
- Masaüstü mü?
- Tek ülke mi?
- Markalı (branded) mı?
- Markasız (non-branded) mı?
- Belirli sorgular mı?
- Belirli sayfalar mı?
- Gösterim (impression) mı düştü?
- Tıklama oranı (CTR) mı?
- Ortalama konum (position) mı?
Sorunu küçülttükçe sebebi bulmak kolaylaşıyor.
14. Algoritma güncellemesi ile kendi hatamızı ayırmak gerekiyor
Google güncelleme yaptı. Trafik aynı dönemde düştü. Bu iki olay aynı zamanda gerçekleşti diye “Core Update bizi vurdu.” demek kolay.
Ama belki:
- robots.txt değişti.
- noindex açıldı.
- Analytics bozuldu.
- Server problemi oldu.
- İçerikler kaldırıldı.
Önce bunları elemek gerekiyor. SEO teşhisinde korelasyonla sebebi karıştırmamak önemli.
15. Düşüş her zaman başarısızlık olmayabilir
31. bölümde gerçek bir müşteri örneğini anlatmıştım. Müşteri uzun süre başka bir SEO ajansıyla çalışmıştı.
Biz başladıktan sonraki ilk ay organik trafik yaklaşık %10 düştü. Ama ciro yaklaşık %180 arttı.
Neden? Önceki yapı yüksek trafik üretiyordu ama ticari olarak çok anlamlı olmayan sorgulardan.
Örneğin voleybol içerikleri yüksek trafik alıyordu. Ama sitede voleybol ayakkabısı satılmıyordu. Basketbol ayakkabısı tarafında ise ticari potansiyel vardı ama içerik ve CTA tarafı yeterince güçlü değildi.
Stratejiyi değiştirdik. Alakasız trafik azaldı. Satış arttı.
Sonra müşteri doğal olarak sordu:
“Trafik neden düştü? :)”
SEO yönetiminde sadece grafik değil, grafiğin ne anlattığını da açıklamak gerekiyor.
16. SEO raporu yapılan işleri listelemek değildir
Bazen rapor şöyle oluyor:
- 10 içerik girildi.
- 20 backlink alındı.
- 30 Title düzenlendi.
- 50 hata düzeltildi.
Bunlar faaliyet. Ama sonuç değil.
Bence rapor şunu anlatmalı:
- Ne yaptık?
- Neden yaptık?
- Ne değişti?
- Sonuç ne oldu?
- Bundan sonra ne yapacağız?
Müşterinin SEO uzmanının yaptığı her teknik işi anlaması gerekmiyor. Ama “Bu ay ne değişti?” sorusunun cevabını anlayabilmeli.
17. Rapor müşteriye göre hazırlanmalı
CEO’nun görmek istediği ile geliştiricinin görmek istediği aynı olmayabilir.
CEO şunları görmek isteyebilir:
- Trafik
- Lead
- Satış
- Ciro
- Büyüme
Developer şunları görmek isteyebilir:
- 404
- Canonical
- Sitemap
- Core Web Vitals
- Loglar
İçerik ekibi şu sorulara bakabilir:
- Hangi yazılar büyüyor?
- Hangi sorgular fırsat?
- Hangi içerik güncellenmeli?
Aynı veriyi herkese aynı şekilde sunmak zorunda değiliz.
18. Müşteri beklentisini en başta doğru yönetmek gerekiyor
SEO’da en tehlikeli cümlelerden biri: “3 ayda birinci sıraya çıkaracağız.”
Bunu garanti etmek mümkün değil. Rekabet:
- Değişebilir.
- Google değişebilir.
- Rakip çalışabilir.
- Site problemi çıkabilir.
Bence daha sağlıklı yaklaşım şunları baştan anlatmak:
- Ne yapacağımızı
- Neyi ölçebileceğimizi
- Yaklaşık zaman beklentisini
- Riskleri
SEO’da kesin sıra garantisi vermek yerine doğru süreç taahhüt edilmeli.
19. SEO süresi için tek cevap yok
Eskiden eğitimlerde verdiğim iki örnek vardı.
Bir öğrencimizin sitesinde küçük onsite düzenlemeler yaptık. Rekabet düşüktü. Yaklaşık 4 saat içinde 10 sıra civarı yükseldi.
Başka bir projede yaklaşık 6 ay çalıştık. Site Mehter takımı gibi 2 ileri 1 geri gidiyordu. Sonra Google’daki değişikliklerden sonra ciddi sıçrama yaşadı.
İkisi de SEO.
Bu yüzden “SEO kaç ayda sonuç verir?” sorusunun tek cevabı yok.
20. Ama zaman alıyor diye sonsuza kadar beklememek gerekiyor
SEO sabır gerektiriyor. Ama kör sabır değil.
6 ay boyunca şunlar oluyor:
- Gösterim artmıyor.
- Yeni sorgu gelmiyor.
- Sıralama değişmiyor.
- Lead gelmiyor.
- İçerik performans göstermiyor.
Ve biz “SEO zaman alır.” diyorsak problem olabilir.
Sonuç gelmeden önce bazı öncü sinyaller görmemiz gerekir. Örneğin:
- Gösterim (impression) artışı
- Yeni sorgular
- 30’dan 15’e gelen kelimeler
- Crawl artışı
- Indexlenme
- Ticari sayfalara trafik
SEO sonucu beklerken doğru yolda olup olmadığımızı da ölçmeliyiz.
21. Stratejinin çalışmadığını kabul etmek gerekebilir
Bir strateji hazırladık. 3 ay uyguladık. Beklediğimiz sinyal gelmedi.
Bazen yapılması gereken “Biraz daha bekleyelim.” değil, “Neyi yanlış varsaydık?” diye sormak.
Belki:
- Yanlış keyword seçtik.
- Arama niyeti (search intent) yanlış.
- İçerik yeterli değil.
- Rakip analizi hatalı.
- Teknik problem var.
- CTA yanlış.
- Ürün talebi yok.
SEO stratejisini değiştirmek başarısızlık değil. Veriye göre karar vermek.
22. Her ay yeni içerik üretmek zorunda değilsiniz
SEO hizmeti veriyoruz diye müşteriye “Her ay 20 blog yazısı.” satmak zorunda değiliz.
Bazı aylarda en doğru iş şunlar olabilir:
- Eski içerikleri geliştirmek
- Kategorileri düzenlemek
- İç linkleri iyileştirmek
- Teknik problemi çözmek
- Ürün sayfalarını geliştirmek
İş listesi paket mantığıyla değil, ihtiyaca göre oluşmalı.
23. Eski içerikler bazen yeni içerikten daha büyük fırsat
Search Console’da şu sorgular çok değerli olabilir:
- 8-20 arasında sıralanan
- Yüksek gösterim alan
- Tıklama oranı zayıf
Yeni bir yazı üretmek yerine mevcut sayfayı şöyle geliştirmek daha hızlı sonuç verebilir:
- Derinleştirmek
- Arama niyetine göre geliştirmek
- Başlıkları düzeltmek
- İç link vermek
- CTA eklemek
SEO yönetiminde:
Yeni iş üretmek kadar mevcut fırsatı görmek de önemli.
24. İşleri etki / efor mantığıyla değerlendirmek faydalı
Örneğin iki iş var.
İş A: 3 aylık geliştirme gerektiriyor. Tahmini etki orta.
İş B: 2 saat sürüyor. Tahmini etki yüksek.
Önce B mantıklı olabilir.
Ama her şeyi sadece kolay olduğu için yapmak da doğru değil. Bazı büyük teknik işler aylar sürebilir ama yapılması gerekir.
Önemli olan:
Önceliği bilinçli belirlemek.
25. SEO ekibi geliştiriciye sadece sorun atmamalı
SEO uzmanı “Canonical hatalı, düzeltin.” diyor. Developer “Nasıl?” diye soruyor.
Bence iyi SEO talebi mümkün olduğunca açık olmalı. Örneğin:
- Problem nedir?
- Hangi URL’lerde?
- Beklenen davranış nedir?
- Örnek doğru URL nedir?
- Test kriteri nedir?
Net ticket geliştiricinin işini de kolaylaştırır.
SEO ve yazılım ekipleri karşı taraf değil. Aynı problemi çözüyor.
26. Geliştiricinin de SEO kararını tek başına vermemesi gerekiyor
Developer “Bunlar duplicate, canonical’ı ana kategoriye verdim.” diyebilir. Teknik olarak mantıklı görünebilir. Ama belki o filtre sayfası “kırmızı mezuniyet elbisesi” sorgusunda ciddi trafik alıyor.
Bu yüzden birlikte değerlendirilmesi gereken alanlar var:
- Teknik karar
- SEO kararı
- Ürün kararı
Özellikle büyük sitelerde bu çok önemli.
27. İçerik ekibi SEO brief’i olmadan yalnız bırakılmamalı
İçerik planı (content brief) konusunu 22. bölümde konuşmuştuk. Kötü brief yüzünden aynı içeriğin 4-5 kere yeniden hazırlandığını gördüğümüz oluyor.
İyi brief şu konularda yol göstermeli:
- Hedef kullanıcı
- Arama niyeti
- Ana konu
- Destekleyici başlıklar
- Rakiplerde eksik olan noktalar
- CTA
- İç link fırsatları
Ama brief yazarı robotlaştırmamalı.
28. Müşteri brief’ini de sorgulamak gerekebilir
Müşteri “Biz lüks markayız.” diyor. Ama şunlar bambaşka şey söylüyor olabilir:
- Site
- Fiyat
- Görseller
- Ürün sunumu
- Sosyal medya
SEO uzmanının görevi müşterinin söylediğini sorgulamadan uygulamak değil. Bazen nazikçe “Kullanıcı gerçekten markayı böyle görüyor mu?” diye sormamız gerekiyor.
Doğru strateji yanlış varsayım üzerine kurulamaz.
29. Satış ekibini SEO toplantılarına dahil etmek çok faydalı
Özellikle B2B projelerde. Satış ekibi şunları biliyor:
- Müşteri ne soruyor?
- Neden satın almıyor?
- Hangi ürün ilgi görüyor?
- Hangi rakiple karşılaştırılıyor?
- Hangi itiraz sürekli geliyor?
Bunların tamamı SEO verisi.
Bazen en iyi keyword araştırması satış ekibiyle 30 dakikalık toplantıdan çıkabiliyor.
30. Google Ads ekibiyle veri paylaşmak da çok değerli
Google Ads organik sıralamayı doğrudan yükseltmez. Ama Ads ekibinde çok değerli veri olabilir. Örneğin:
- Hangi sorgu dönüşüyor?
- Hangi landing page çalışıyor?
- Hangi ürün talep görüyor?
- Hangi metin CTR getiriyor?
SEO’da aylar sürebilecek bazı öğrenmeleri Ads tarafında daha hızlı elde edebilirsiniz.
SEO ve Ads’in birbirinden tamamen kopuk çalışması bence ciddi veri kaybı.
31. SEO değişikliklerini test edebildiğiniz yerde test edin
Her SEO kararının sonucu garanti değil.
Örneğin Title değiştiriyoruz. CTR artacak mı? İçerik yapısını değiştiriyoruz. Sıralama artacak mı? Kategoriye fiyat bilgisi ekliyoruz. Google bunu nasıl değerlendirecek?
Bazı büyük sitelerde kontrollü SEO testleri yapılabilir. Örneğin benzer sayfa gruplarında bir test grubu ve bir kontrol grubu oluşturulabilir.
SEO’da “Bence böyle daha iyi.” yerine mümkün olduğunda veriyle doğrulamak çok değerli.
32. Küçük sitelerde de hipotez mantığı kullanılabilir
A/B test yapacak kadar sayfanız olmayabilir. Yine de şöyle çalışabilirsiniz:
Hipotez: Bu sayfada kullanıcı niyetini daha iyi karşılayan bölüm eklersek görünürlük artacak.
Sonra şunlar takip edilir:
- Değişiklik tarihi
- Önceki durum
- Sonraki durum
- Gösterim (impression)
- Tıklama (click)
- Ortalama konum (position)
Böylece yapılan işin neden yapıldığını unutmazsınız.
33. Her değişikliğe yeterli zaman vermek gerekiyor
Bugün Title değiştirdik. Yarın “İşe yaramadı.” demek çoğu zaman erken.
Şunlar zaman alabilir:
- Google’ın sayfayı yeniden taraması
- Değişikliği işlemesi
- Kullanıcı verisi oluşması
Ama bunun tersi de doğru. 6 ay önce yapılan değişikliği “Biraz daha bekleyelim.” diye savunmak da anlamsız olabilir.
SEO’da zamanlama yorumu çok önemli.
34. Rakipleri takip edin ama kopyalamayın
Rakip 5.000 içerik üretiyor, her şehre sayfa açıyor, her gün backlink alıyor diye aynısını yapmak zorunda değiliz.
Belki:
- Sitesi 15 yıllık.
- Ekibi 30 kişi.
- Bizim bütçemiz farklı.
- Kullanıcı niyetimiz farklı.
Rakip analizi “Onlar ne yapmış, biz de yapalım.” değil, “Neden çalışıyor ve bizim için ne anlam ifade ediyor?” sorusudur.
35. Google güncellemelerini de aksiyona dönüştürmek gerekiyor
Google bir Core Update yayınladı. Herkes X’te konuşuyor. Ama müşteriye ne yapacağız? Bence asıl soru bu.
Her Google açıklamasından sonra siteyi değiştirmek gerekmiyor. Önce şunlara bakmak gerekiyor:
- Biz etkilendik mi?
- Hangi alan etkilendi?
- Sektör genelinde ne oldu?
- Veri yeterli mi?
SEO yönetimi haber takip etmek değil.
Haberi doğru aksiyona çevirmek.
36. Bir problem çözüldüğünde kök nedenini de bulmak gerekiyor
Siteye yanlışlıkla noindex eklendi. Kaldırdık. Problem çözüldü. Ama neden oldu?
- Tema güncellemesi mi?
- Eklenti mi?
- Deploy süreci mi?
- Manuel hata mı?
Eğer kök nedeni çözmezsek aynı problem tekrar gelir.
Bu nedenle sadece “Düzeltildi.” demek yerine “Bir daha olmaması için ne yapacağız?” sorusunu da sormak gerekiyor.
37. SEO kontrol listeleri bu yüzden yaşayan dokümanlar olmalı
Yeni bir problem yaşadık. Örneğin Analytics kodu kayboldu. Çözdük. Sonra bunu kontrol listesine ekleyebiliriz.
Başka projede sitemap cache problemi yaşadık. Bunu da ekleyebiliriz.
Zamanla kontrol listesi gerçek tecrübelerle gelişiyor.
Bence iyi SEO operasyonu:
Her hatadan sistem için yeni bir kural çıkarır.
38. Müşteriye her şeyi yapmak zorunda olmadığınızı da söylemek gerekir
Audit’te 100 problem çıktı. Hepsini çözmek mantıklı olmayabilir.
Örneğin çözmesi 100 saat süren ama SEO’ya neredeyse hiçbir etkisi olmayan problem varsa bunu bekletebilirsiniz.
SEO uzmanının işi sadece hata bulmak değil.
Hangi hatanın çözülmeye değeceğini söylemek.
39. Bütçe de stratejinin parçası
Müşterinin yazılım ekibi yok, içerik bütçesi düşük, backlink bütçesi yok. Ama biz 40 maddelik yol haritası hazırladık. Bu teoride güzel. Uygulamada işe yaramaz.
SEO stratejisi mevcut kaynaklarla yapılabilir olmalı.
Daha küçük bütçede şunlara odaklanabiliriz:
- En yüksek etkili alanlara
- Mevcut içeriğe
- Teknik kritiklere
- Düşük eforlu fırsatlara
40. Büyük ekiplerde SEO’nun işi biraz da koordinasyon
Büyük projelerde SEO uzmanı her işi kendisi yapmaz.
- Developer kod yazar.
- Editör içerik girer.
- Tasarımcı görsel hazırlar.
- PR ekibi haber çıkarır.
- Veri ekibi rapor üretir.
- Ürün ekibi feature geliştirir.
SEO’nun görevi bunların hangisinin organik görünürlüğü nasıl etkilediğini anlamak ve doğru kişileri aynı hedefte buluşturmak.
Bu nedenle proje büyüdükçe SEO teknik uzmanlık + koordinasyon işine dönüşüyor.
41. İyi SEO yönetimi sürekli döngüdür
Bence SEO çalışmasını en basit haliyle şöyle özetleyebiliriz:
Ölç → Sorunu bul → Önceliklendir → Uygula → Doğrula → Ölç → Tekrarla
Bunun sonu yok. Çünkü:
- Site değişiyor.
- Google değişiyor.
- Rakip değişiyor.
- Kullanıcı değişiyor.
- Ürün değişiyor.
SEO da değişmek zorunda.
Sonuç olarak
SEO çalışmasını iyi yönetmek şunlar değil:
- En çok içerik üretmek
- En çok backlink almak
- En uzun yapılacaklar listesini hazırlamak
Doğru problemi bulup doğru zamanda doğru işi yapmak.
Bazen en önemli iş yeni içerik üretmek olabilir. Bazen canonical düzeltmek. Bazen yanlış trafiği azaltmak. Bazen siteyi ayağa kaldırmak. Bazen de hiçbir şey değiştirmeden biraz daha veri toplamak.
SEO’da araç çok. Yapılabilecek iş daha da çok.
Asıl zor olan:
Bugün hangisini yapacağımıza karar vermek.
Bence SEO yönetiminin özü de tam olarak bu.
Önceki: 40. Bölüm, Marketplace, İlan ve Büyük Veritabanlı Sitelerde SEO · İçindekiler · Sonraki: 42. Bölüm, SEO'ya Bütünsel Bakış
Bu bölümün ilk hali X’te yayınlandı (21 Ekim 2026).